Esmer olmak…yabancı olmak..apartheid olmak…ya da İsrael’de özgür olmak!!!! – Batya Ruso Galanti

Ben esmerim dediğimde her defasında annem bana, “Sen o kadar esmermisin? “diye karşı gelir! Sanki annem esmer olmak olgusunu bir hakaret gibi algılar. Anne, bana bir çok insan bu şekilde yorumlar yaptıklarına göre, senin gözlerinin ne gördüğü ya da senin beni nasıl algıladığının pek önemi yok.

O kadar esmermisin demekte gerçekten ilginç bir çıkış. Öncelikle, o kadar? derken.. Birincisi neye göre o kadar? Bir zenci için ben çok beyaz sayılabilirim ancak bir Hollandalı için bir o kadar esmerim.. Yaşadığım esmer toplumda bile beni herkes yeterince esmer bulurdu. Bu anlamda konuşmalarla karşılaşırdım. Bugüne dek bana Türkler arasından, “Kara kız” diyenler çıkar hep. Ama ben bunu sevgiyle alırım. Esmer ya da beyaz olmanın insanın güzel ya da çirkin olmasıyla bir ilgisi olmadığına göre, bundan alınmaya gerek var mı ?

Acaba esmer dünyaların insanları genelde her yerde ikinci sınıf vatandaş muamelesi gördüklerinden mi insanlar beyaz olmayı tercih ediyor? Galiba biraz öyle!!!

Bir gün bir Hollandalı bana, “Türke benzemiyorsun dediğinde, adama heyecanla sormuştum.. “Neye benziyorum ? ” diye. O da  “Araba benziyorsun!” demişti. Bende o an bir hayalkırıklığı sormayın. Adamın beni İsveçliye benzetmesini beklememiştim herhalde…

Peki, Araba benzemek niye sorundu? Arap kadını neye benziyordu acaba?

Bir de Avrupalı biri sizi Araba benzettiğinde bunun anlamı neydi?

Arap olmak neden kötüydü?

Ya Arap kadınları çirkinmiydiler? Yoksa dünyanın heryerinde, her renk ve her ırk içinde güzel ve çirkin insanlar varmıydı?

Ben, Arapları ne kadar tanıyordum?

Sanırım, çoğu Arap ülkelerindeki toplumlar fakir oldukları için Türkiye’ye gelen en yoğun Arap turistler Körfez Ülkelerinden, yani Suudi Arabistan, Kuweyt ve diğerlerindendiler.

Bu ülke kadınlarınınsa büyük çoğunluğu kara çarşafların arkalarında saklı insanlardı. Neye benzediklerini pek fazla bilmek mümkün değildi. 

Aslında onları kapatan peçelerinin arkalarında bazen o kadınların kapkara güzel gözlerini görürdünüz.  Evet o kara gözler de çok güzel olabilirler. Çünkü sadece mavi ya da yeşil gözler güzel değildir.  Gözlerin güzelliği bir çok hususa bağlıdır. Şekline, parlaklığına, renk tonuna ve herşeyden öte size baktıklarında içlerinde taşıdıkları derinliğe göre değişir bu….

Fakat kocalarının arkalarında gizlenmiş bu varlıkları ne kadar tanımak ne derece anlamak mümkündü?

Benim kafamdaki Arap Kadını, ” genel anlamda ” kapalılığı ve çoğu kez girdiği çarşafın altında kalan karanlık zihniyeti temsil ediyordu. Türkiye’ye  gelen Arap Turistlerin çoğu çok fanatik toplumların içlerinden gelen insanlardı. Bu yüzden bir Araba benzetilmek, o toplumun, o kültürün, o bağnazlığın içinden biri olmam demek gibiydi. Halbuki birisi bana, Latin tipin var dese alınmazdım eminim. Hatta büyük ihtimalle hoşuma giderdi. O an hayalimde canlanan ritmik Latin müziğinin eşliğinde simsiyah saçlarını özgürce salmış kıvrak kadınların dansları olurdu.. Beni en mutlu eden müziklerin başında gelen Latin Amerika danslarının,  renkli dünyalarına götüren o insanlardan biri olmak  kesin hoşuma giderdi.

Halbuki Arap kadınları biraz açıldıklarında, bambaşka insanlar  ortaya çıkıyor!! Önemli olan erkek egemenliği altında ezilenlerin bu boyunduruktan kurtulmalarıdır. İşte o zaman onların dış güzelliklerini de keşfediyorsunuz.

Arap kadınlarını Israel’de gördüğünüzde içlerinde ne kadar hoş görünenler olduğunu farkediyorsunuz. Yeter ki upuzun , kapkara kumaşların arkasına saklanmasınlar. Yeter ki bugün artık, diğerleri gibi nefes almalarına izin verilsin.

İlk kez bu ülkede  özgürce gezen Arap kadınının neye banzediğini gördüm. Her millette olduğu gibi aralarında daha az ya da daha hoş görünen insanlar var, Formlarını koruyan, bakımlı ve güzel giyinenler gayet çekiciler.

Özgür ve kendinden emin bir insanın birey olarak farkına varmanız da kolay. Araba kullanan,  çalışan ve kendini göstermekten çekinmeyen kadınlar…. Sözünü söyleyen, topluma önderlik edenler!! O zaman böyle kadınlara benzetilmekte bir sorun da olmaz bence….

Arap toplumlarında erkeklerin şovenizmi altında tüm hak ve özgürlükleri reddedilen bir dünya mevcut hala Ortadoğu’da.  Ama tüm bunlara rağmen, geçtiğimiz günlerde Apartheid kelimesini, bir konuda merak ettiğim bir şey için Google’da tıkladım. Ve ortaya çıkan veriler ilginçti.

Google’da Apartheid kelimesinin yanında çıkan tek ülke ismi “ISRAEL”! 

Dünya’da ırkçlığın, eşitsizliğin ve insanlararası ayrımcılığın tek adresi Google’a göre ISRAEL.

Bütün dünya’da insanların tek Israel’de ırkçılık yüzünden zulüm çektikleri ortaya çıkıyor.

Yeniden, Afrikayı, Arap ülkelerini, Çin ya da Kore’yi, Hindistanı ve bir çok aklıma gelen ülkeleri saymayacağım… Kadınların ezildikleri ülkeleri, dini hiç bir özgürlüğün olmadığı Ortadoğuyu, kimliğinizi açıklamaktan bile korkacağınız ülkeleri saymayacağım. Homoseksüelleri damlardan atan Filistinlileri anlatmayacağım, gazetecileri asan İran ya da ” herhangi bir başka ” olarak yaşanamayan ülkeleri… yığınla ülkeyi!!!

Üzücü ki beni Israeli bu ülkelerle mukayese ettirmek zorunda bırakıyorlar.

Arapların kendilerinin bile en özgür yaşadıkları ülke Israel desem bana kim inanır ki? Arap Kadınlarının haklarını tüm Arap ülkelerinden çok daha fazla koruyan bölgedeki tek ülke ISRAEL desem… Apartheid…. diye nitelenen bu tek ülkedir desem!!!

Geçtiğimiz günlerde, Israel’in ikinci büyük şehri, Israel’in kültür merkezi, bu şehirdeki en büyük üniversite olan Tel Aviv Üniversitesi’nde okuyan Arap öğrenciler, müzikli bir panel düzenlemişler. Ve bu panelde,  ellerinde Filistin bayraklarıyla coşan insanlar görüntülenmiş. Filistinliler, burada bir üniversitenin salonlarından birinde kendi bayraklarını eelerinde taşıyarak dans etmek özgürlüğüne sahipler. 

Yeri geldiğinde kendi kültürlerini yaşatmanın ötesinde, Yahudi ülkesinin kendi ülkeleri olmadığını haykıranlar,  bu ülke yerinde Filistin olmasının şart olduğunu söylemekten çekinmeyenlerin sahip oldukları bu özgürlüğe karşılık google’da Apartheid sözünün yanında Israel adı çıkmaya devam ediyor.

HDP Başkanı Selahattin Demirtaş’ı senelerdir hapishanede çürümeye terk eden Türkiye’nin adına bile rastlanmıyor google’da…İnsan özgürlüğünün hiç sayıldığı onlarca ülkenin isimlerini  hatırlatmayan bu dünya Israel demokrasisini baştan sona hiçe sayıyor.

( Aşağıda, Tel Aviv Üniversitesindeki, Filistinli Öğrencilerin etkinliğinden bir kesit…) 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Resim : Uri Lenz, Flash90 Previous post 2021 yılında İsrael nüfusuna yaklaşık 160.000 kişi eklendi.
Next post İsrael’de ilk kez bir kadın korona ve gribe aynı anda yakalandı